Çocuklar, dedeler, büyükanneler, ajitasyon ve bayramlar – Children, grandfathers, grandmothers, agitation and fests

Milenyum çağı ile birlikte başlayan büyük değişim, toplumsal yaşamımıza da etki etti ve etmeye devam ediyor. Özellikle büyük kentlerdeki yoğunluk ve zaman darlığı, büyük bir hızla gelişen teknoloji, bu teknolojinin çocukların hayatına soktuğu obje ve kavramlar; çocuklarla dedelerin, anneanne ve babaannelerin ilişkisini de olumsuz yönde etkileyebiliyor. Bu noktada en büyük görev annelere ve babalara düşüyor. Ancak bu çok da kolay bir görev değil.

Hemen her çocuğun ulaşabildiği internet, cep telefonu, oyun konsolları vb teknolojik unsurlar, çocuklarla dedeler ve büyükanneler arasındaki kuşak farkını çok daha derin bir noktaya getiriyor. Aynı dili konuşamayan, aynı ilgi alanlarına sahip olamayan bu iki kuşak giderek daha da uzaklaşıyor. Günlük hayatta çocuklar, büyük anne ve babalarını ne kadar özlemiş olursa olsun, bir araya geldikleri ilk saatten sonra sıkılıyor, ya telefonlarına ya da TV’ye odaklanıyor, olabildiğince erken kendi evlerine dönmek istiyor. Büyük anne ve babalar ise torunlarına kendi kültürleri ve bilgileri dahilinde yaklaşabiliyor, özledikleri torunları ile zaman geçirmek istiyor ancak onların dünyalarına seslenmekte yetersiz kalıyor.

Rutin hayat akışı içinde anne ve babaların, bu iki kuşak arasında köprü kurabilecekleri geniş zamanlardan biri de bayramlar. Toplumsal değerlerimiz ve kültürümüz açısından, büyükleri ziyaret etmek gibi bir geleneği de beraberinde getiren bayramlar, bu çok uzak iki kuşağın uzun süre bir arada olmasına aracı olabiliyor. Ancak bu noktada da ebeveynlerin karşısına ummadıkları bir başka sorun çıkıyor: Çocukların bayram öncesinde yoğun bir şekilde TV, Internet vb kanallarda sıkça karşılaştıkları “bayram temalı reklamlar”…

Son yıllarda bu reklamlar genelde 5 yaş ve üzeri bir yaşlı grubunu terk edilmiş, ilgiye muhtaç, duygusal beklentileri nedeniyle neredeyse çökmüş ve çocuklarla torunlar ziyarete gelmezse çok büyük üzüntü yaşayacak bir tanıma sıkıştırıyor. Hatta devam eden reklam senaryolarında, umutla bekleyen ve umutsuzluğa kapılan büyükanne ve babalar, bir anda kapının çalınması ile müthiş bir sevinç yaşıyor. Ziyaret gerçekleştiği için büyük bir travma önlenmiş oluyor. Bu alt metnin beynine kazındığı çocuklar; büyükanne ve babalarına ziyaretlerinde sevgi ve özlemden çok acıma, mecburiyet gibi kavramları hissediyor. Bu da sevgiye dayalı olması gereken ilişkiyi zedeliyor.

Çocukların dünyalarını, ajitasyonla manipüle eden çalışmalar sadece bayram temalı reklamlar değil. Engellilere yönelik bazı çalışmalar, hayvanlara yönelik videolar ve daha birçok görsel kirlilik; çocukların empati geliştirme yeteneklerine zarar veriyor. Örneğin engellilerin de normal bireyler gibi yaşama hakları olduğuna değil, engellilere yardım etmezlerse hiçbir şey başaramayacaklarına inanarak büyüyorlar. Bu da çocuktaki egoyu ve kibri büyütmeye, başkalarının kendilerine muhtaç olduğu algısını kökleştirmeye yol açıyor.

Anne ve babaların; çocuklarla büyükanne ve babaları bir araya getirmeyi başarmaları için, üç kuşağın da birlikte geçirebilecekleri kaliteli zamanlar yaratması gerekiyor. Temelinde sevgi, özlem, saygı gibi erdemlerin bulunduğu ortamlar oluşturmaya dikkat etmesi gerekiyor. Ailenin tüm bireylerinin bir araya gelecekleri zamanların sadece bayramlarla sınırlı olmamasına da özen göstermeleri gerekiyor. Böylece çocuk; büyükanne ve babalarının kendisine muhtaç olduğu gibi yanlış algıdan kurtulabilir ve birlikte geçirecekleri zamanlarda sevgi ve saygı kavramlarının şekillendirdiği bir iletişim sağlanabilir. 

Elbette çocukların gözlem yeteneklerini ve bu yeteneğin en etkili öğrenme metotları olduğunu da unutmamak gerekiyor. Yani anne ve babaların kendi ebeveynlerine davranış ve yaklaşım biçimi, çocukların izleyecekleri yolu da net biçimde belirlemiş oluyor. Bu yüzden çocuklara örnek olmak, doğru davranmalarını ve düşünmelerini sağlamak için, önce kendilerini gözden geçirmeyi ve özeleştiri yapmayı unutmamaları gerek.

 Huzurlu, sevgi dolu, güzel anılarla hatırlanacak nice bayramlara…


 

The change that started with the millennium age has influenced our lives and still continuing to do so. Especially the intensity and time limitation in metropolitan cities, the rapidly advancing technology and the objects & perceptions brought into children’s lives with this technology can negatively impact children’s relations with their grandfathers and grandmothers. The biggest task here in incumbent upon mothers and fathers. But this is not an easy task.

Internet, cellular phones, game consoles, etc… that every child can reach only deepens the generation gap between children and grandmothers & grandfathers further. These two generations, which don’t speak the same language and don’t have the same areas of interest, gradually drift away from each other. Although children miss their fathers and mothers in daily life, they got bored one hour after meeting them, focus on their telephones or TV and want to return their homes as soon as possible. On the other hand, grandfathers and grandmothers can approach their grandchildren with their own culture and knowledge, they want to spend time with their grandchildren whom they miss but they fall insufficient in making their voices heard in children’s lives.

Fests represent one of those broad times when fathers and mothers can erect a bridge between these two generations during the ordinary course of life. Fests, which also introduce a tradition of visiting our elders in terms of our social values and culture, can help these two remote generations to get together for a certain period. But at this point, the parents face another unexpected problem: The “fest theme advertisements” that children frequently encounter in channels such as TV and internet.

During recent years, the advertisement limit an age group of 50 and above to a definition that is abandoned, in need of care, with their emotional expectations almost collapsed and that will suffer great agony if their children and grandchildren don’t visit them. Even in continuing advertisement scenarios, grandfathers and grandmothers, who are in despair and who wait with a great hope, experience a big joy when the doors are opened suddenly. A great trauma is prevented as the visit has occurred. Children with this subtext stamped on their brains feel perceptions such as mercy and obligation rather than love and longing when they visit their grandfathers and grandmothers. And this damages the relationship that should be based on love.

Studies that manipulate children’s lives by agitation are not only advertisements with fest themes. Some studies on the disabled persons, videos on animals and many visual pollutions damage the empathy developing abilities of children. For instance, they grow by believing that they can succeed in nothing if they don’t help the disabled instead of believing that the disabled have the living right just like normal individuals. This causes the ego and conceit in the child to grow and enroots the belief that others are in need of him.

In order that mothers and fathers can succeed in getting children and their grandmothers & grandfathers together, they should create quality times that these three generations can spend altogether. They should pay attention to creating to environment, on the basis of which virtues such as love, longing and respect are present. All family members should take care that the times when all family members get together are not limited with fests. The child therefore leaves the perception that his grandfather and grandmother need him and during the time when they’re together, a communication can be established that shapes the perceptions of love and respect.

One should never forget the observation skill of children and that this skill represents their most efficient learning method. This means that the behavior and approach of fathers and mothers to their own parents clearly determines the path to be followed by children. Thus, in order to set an example for children and ensuring their correct behavior and thinking, parents shouldn’t forget to review themselves and make self-criticism beforehand.

We wish many fests that will be remembered with peace, love and beautiful moments…

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *